Aşırı sağcılığın kurbanları ve etnik temizlikten kurtulanlar daha iyisini hak ediyor. Kıbrıslı Türklere verilen cezaya son verme zamanı gelmiştir

Geçmis Ingiliz Hava Kuvvetleri Komutanı Mareşal Sir Michael Graydon, GCB, CBE ve Ambargoed! başkanı Fahri Zihni arasında bugün YouTube’da dikkate değer bir tartışma yapıldı. Lütfen şurda seyrediniz (https://youtu.be/hpKaQL4WcG0).

İngiliz Hava Kuvvetlerinin zirvesine giden yolda, genç bir Kraliyet Hava Kuvvetleri subayı olarak Kıbrıs’ta görev yapan Sir Michael, adayı, ve Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türkleri 50 yıllık tecrübesiyle iyi tanıyor. Ayrıca Kuzey Kıbrıs’taki İngiliz gurbetçi topluluğu ile de yakın temas halinde. Gerçekten de Kraliyet İngiliz Lejyonu’nun Girne şubesi, Sir Michael’ın gayretine ve bağlılığına çok borçludur.

Yunanistan’ın General Grivas liderliğindeki sağcı terör örgütü EOKA tarafından öldürülen 371 genç Ingiliz askeri, ve, aralarında Kıbrıslı Rumlar ve Türkler de dahil olmak üzere Ingiliz hükümetinin 72 diğer görevlisinin anılması için yapılan çabalara en çok katkı veren kişilerden biri de Sir Michael’dır.

Sir Michael, Kibris’ın bağımsızlığından sonra sonra Türkiye’nin 1974’teki müdahalesine kadar devam eden “Enosis (Yunanistan’a ilhak) saçmalığı” taleplerinin atmosferi zehirlediği ve adada Rum ve Türklerin yeniden bir arada yaşama ihtimalini ciddi şekilde etkilediğini belirtti.

Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin eski başkanı, Bay Zihni ile yaptığı alışverişlerde sözlerini sakınmıyor. Avrupa Birliği’ni (AB), Kıbrıs sorununa bir çözüm olmadan ve Kıbrıslı Türkler olmaksızın  Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliğine katilmasına izin vermesini eleştiriyor.

Sir Michael’ın görüşüne göre, Brüksel, Kuzey ve Güney Kıbrıs’taki referandumların sonucu ne olursa olsun, Güney Kıbrıs’ın üyeliğini kabul edileceğini açıkça belirttiğinde, uluslararası toplumun ve özellikle AB’nin Kıbrıs Rumları üzerinde yapabilecegi herhangi bir etkiyi ortadan kaldırmıştı. Kıbrıslı  Türkler 2004 yılında BM (Annan) Planı lehinde oy kullanırken Kıbrıslı Rumlar bunu reddetti. Kıbrıslı Türkler olmadan AB’ne katılarak, istediklerinin çoğunu Kıbrıslı Türklere taviz vermek zorunda kalmadan elde ettikleri düşünüldüğünde, bu red pek de şaşırtıcı değildi. Bunu, Sir Michael, “büyük bir hata” olarak nitelendiriyor ve AB’nin Kıbrıslı Türklere yönelik izole yaptırımlarını orantısız ve adaletsiz bir ceza olarak görüyor.

Sir Michael, “Kıbrıslı Rum gruplar tarafından etnik temizlik girişimlerine katlanan Kıbrıslı Türklerin, bağımsız bir devlet düşünülmesi de dahil olmak üzere uluslararası toplumdan daha iyisini hak ettiği” sonucuna varıyor. Türkiye’nin 1974’teki eylemi olmasaydı, “Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türk kalmazdı”. “Yeter artık, demokratik devlet olmanın tüm gereklerini yerine getiren, onlarca yıldır etnik temizliğin kurbanı olan, Kıbrıs sorununa BM çözümüne oy verenlerin insan haklarının inkarı ve 37 yıldır izole  uygulanması bir rezalettir ve artık bunun sona ermesi gerekmektedir” demiştir.

Sir Michael, ayrı bir Kıbrıs Türk devleti meselesini öne sürerken, eski Dışişleri Bakanı Jack Straw’un Kıbrıs bilmecesini çözmenin tek adil yolu olarak bağımsız bir Kibris Turk cumhuriyeti önerisini tekrarlıyor.