Türkçe Haber Arşivi

Embargoed! Mülkiyet Raporu - Temmuz 2017

Embargoed! Mülkiyet Raporu - Temmuz 2017 Image
Click to enlarge

On yıllardır süren Kıbrıs Sorunu'nu sona erdirmek ve gelecekte yeni çatışmaların oluşmasını engellemek için, toprak ve mülkiyet konusunda gerçekçi ve uygunlanabilir bir yol haritasının mevcut olması şarttır. Londra merkezli insan hakları grubu Embargoed! tarafından hazırlanan detaylı mülkiyet çalışması buna işaret ediyor. Bugün yayınlanan kapsamlı rapor(okumak için buraya tıklayın), Birleşmiş Milletler'in Crans-Montana’daki Kıbrıs Görüşmeleri'ndeki siyasi çıkmaza son vermeye yönelik çabalarının başarısızlığa uğraması ardından, ve 15 Temmuz 1974'teki Yunan darbesi ve Turkiye mudahalesinden sonrasında Mağusa'daki Maraş bölgesinin "hayalet kent" haline gelmesinin 43. yıldönümünde geliyor.

 

Embargoed!’un her iki taraf için yaptığı öneriler arasında şunlar var:

  • 1979 Üst Düzey Anlaşması’na bağlı olarak Varoşa/Maraş hattı açılmalı ve böylelikle Evkaf da dahil olmak üzere gerçek sahiplerin toprak ve mülklerini tazmin etmesi veya kullanması sağlanmalıdır.
  • Siyasi bir çözüm öncesinde veya sonrasında tartışmalı mülklerin çözümü için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demopoulos kararı uygulanmalıdır.
  • Mülkiyet sorununun çözümünde oluşabilecek maliyeti belirlemek için kapsamlı bir mülkiyet araştırması yapılmalıdır. (Dünya Bankası, Kıbrıs'ı yeniden birleştirmenin 20 ile 30 milyar Euro arasında maliyeti olacağını değerlendirmiştir)
  • Tartışmalı topraklarda uzun süren hukuki savaşları ve bunların yol açacağı olası silahlı çatışmaları önlemek için bireysel değil, küresel bir mülkiyet çözümü temel alınmalıdır.
  • yük kapsamlı zorunlu yer değiştirmeler aracılığıyla toplumsal gerilimleri körüklemekten kaçınılmalıdır.

 

Embargoed! aynı zamanda, her iki tarafın da AİHM'nin Demopoulos kararına uygun olarak yerel çözümleri güçlendirmesini ve dolayısıyla, bazıları mülkiyetinden 50 yıldan fazla süreyle yoksun bırakılmış olan mültecilerin yasal haklarının en kısa zamanda ele alınmasını öneriyor. Grup ayrıca, iki liderin kendi toplumlarına zamanın 1963 veya 1974 yıllarına geri döndürülemeyeceğini ve mülk sahipliği üzerindeki hukuki kesinliğin ağir bir mali bedeli olduğunu vurgulamasını istiyor. 

 

Rapor, Kuzey Kıbrıs'taki Britanyalıların ve Britanyadaki Kıbrıslı Türk mülk sahiplerinin görüşlerinin Kıbrıs Görüşmelerinde dikkate alınmaması şikayetlerinin üzerine hazırlandı. Bu iki toplumdan pek az kişinin oy kullanma hakkı olmasına rağmen, mülkiyet, bölgesel düzenlemeler ve vatandaşlık kriterlerine ilişkin kararlar bu fertlerin üzerinde büyük ve kalıcı bir etkisi olacaktır.

 

Embargoed!, Britanyalı Kıbrıs mülk paydaşlarla birlikte çeşitli etkinlikler düzenledi ve aynı  zamanda, siyasi gelişmelerle ilgili bulunan belgeleri inceledi ve bunları raporlarına yansıttı. "Kıbrıs Mülkiyet yolu ve  Siyasi Barikatlardan Kurtuluş – Bir Britanya Perspektifi" başlıklı rapor, Kıbrıs'taki arazi mülkiyeti ve topraklarla ilgili gerçeklere ve istatistiklere yer veriyor ve yarım asrı aşkın bir süredir çözülemeyen bir anlaşmazlığın kökenlerini ve altında yatan farklılıkları kapsıyor.

 

Rapor, aynı zamanda görüşmelerde iki önemli bölge olan Omorfo / Güzelyurt ve Varoşa / Maraş’ı da inceliyor. Kıbrıslı Rumlar, Güzelyurt’un geri iadesini talep ediyor ve eğer bu gerçekleşirse, çoğunluğu Güney'den gelen mülteciler olan 30.000 Kıbrıslı Türk tekrar yerlerinden edilmiş olacak. Rapor bu tür zorunlu toplu tahliyelerin, ve mülke duygusal bağlılığın, AİHM'nin Demopoulos kararına  aykırı   olduğunu öne sürüyor. 

 

Toprak ayarlamaları için bir diğer önemli bölge olan Varoşa / Maraş’ın yalnızca Kıbrıslı Rumlara ait olduğu düşünülür. Oysa Evkaf’ın, Maraş’ın % 90'ının tapu senedine sahip olduğunu iddia ediliyor. Raporda ayrıca, Evkaf’ın, ada topraklarının genelinin % 20'sinden fazlasına sahip olduğu öne sürüyor. Evkaf mallarının, ‘geri alınamaz, kalıcı ve devredilemez' olan tapuları, uluslararası anlaşmalar ve diğer kanıtlarlara dayanıyor. Rapor, 43 yıldır boş bırakılarak bir "hayalet kasaba"ya dönüştürülen Maraş'ın bu şekilde kimseye faydası olmayacağını belirtiyor ve beldenin Kıbrıs’ın hem Türk hem de Rum topluluklarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere açılması gerektiğini öneriyor.

 

Raporda, mülkiyetin adada çok sayıda kişiyi etkileyecek en büyük yegane sorun olduğu hakkındaki kaygıların altı çiziliyor: Tahmini 210.000 yerinden edilmiş kişi ve onların mirasçıları ve benzer sayıdaki şu andaki sahipler ve onların mirasçıları. Ölçeğin büyüklüğü, mülkleri çözüme kavuşturma girişiminde bulunmak için tek tek görülecek davaların sonuçlanmasının onlarca yıl süreceği anlamına gelmesinin yanı sıra raporu yazanlar, "silahlı çatışmayı kolayca yeniden ateşleyebilecek topluluklar arası gerginliklerin ortaya çıkma ihtimalinin de yüksek" olduğunu söylüyor. 

 

Bu korku aynı zamanda, Güney Kıbrıs’ta çoğunluğu ELAM üyeleri tarafından gerçekleştirilen ve artmakta olan nefret suçlarıyla da destekleniyor. Raporda, şu anda Kıbrıs Rum Parlamentosu'nda temsil edilen ırkçı ELAM partisi’nin, KKTC eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da dahil olmak üzere Kıbrıslı Türklere yönelik şiddetli saldırılarda bulunduğu da belirtiliyor. Bu durum, iki bölgeliliğin, toplumlar arasında arasında sıkı bir güven ortamı oluşturulana kadar devam etmesinin zorunluluğunu ortaya koyuyor.

 

Embargoed! Başkanı Fahri Zihni, raporun tanıtımında şunları söyledi: "Mülkiyet yönetimi ile ilgili son öneriler, tatmin edici olmaktan uzak. Yeni bir anlaşmanın başlangıcında yüz binlerce insanı birbirine düşürmek bir çılgınlıktır. Önerilerimiz, yeni bir anlaşmanın ilk gününden itibaren kimin neyin sahibi olduğunu gösteren yasal bir kesinlik yaratmayı arzuluyor." 

Zihni sözlerine şunları da ekledi: "Maraş’ı boş bırakmak yerine her iki toplumun da kullanımına açmanın artık zamanı geldi. Kapsamlı bir çözüm bulmanın imkansız olduğunu tekrar gördük, fakat Kıbrıs halkına, özellikle de haksız ambargolarla arka plana itilen Kıbrıslı Türklere barış ve refah getirmek için aşamalı bir yaklaşımı hiçbir şey engelleyemez. Önerilerimiz, Kıbrıs'taki tüm insanlar için adil, hızlı ve gerçekçi bir çözüm sunmakla birlikte aynı zamanda sağlam yasal dayanaklarla destekleniyor." 

SON/

 

Editörlere not

Embargoed! Hakkında – www.embargoed.org

Embargoed! Kuzey Kıbrıs’a karşı konulan anlık ve şartsız tüm ambargoları sona erdirmek için çalışan bağımsız bir insan hakları örgütüdür. Eylül 2004’te kurulan grup, Kuzey Kıbrıs’ın izole edilmesiyle ilgili bilinçlendirme için aktif çalışmalar yapıyor, Kıbrıs Türkleri’nin temel politik, ekonomik ve sosyal haklarının geri verilmesi için dünya liderleri ve enstitülere lobi çalışmalarında bulunuyor.

 

Basın için:    

İpek Özerim, Prickly Pear  T:  +44 (0)20 8988 7880 / (0)777 623 0466  / E: ipek@prickly-pear.org 

Son güncelleme 27/07/2017

Yazdır

Last Update:
15th Oct 2017